
Fomara Meydanı’nda bir araya gelen grup, "Ne kayyum ne AKP, işbirlikçiler kaybedecek" diyerek Kent Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşe CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Harmancık Belediye Başkanı Ali Haşim Arıkan, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, CHP il ve ilçe örgütleri, çok sayıda siyasi parti temsilcisi, sivil toplum örgütleri ve yurttaş katıldı. Bursa Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından yapılan basın açıklaması şöyle:
"Dün, halkın seçme ve seçilme hakkına karşı ağır bir saldırı daha yaşandı. Bu ülkenin ana muhalefet partisine, Cumhuriyet’in kurucu partisine zor kullanarak girenler, partinin delegelerinin iradesini çiğnemeye çalışmaktadır. Yaşananlar herhangi bir parti içi mesele değil; halk iradesine ve demokratik siyasetin kendisine yönelik açık bir müdahaledir. Siyasi partilerin genel merkezleri, demokratik yaşamın meşru alanlarıdır. Bu alanlara saldırı yapılması, hukuk devletiyle, halk iradesiyle ve demokrasiyle bağdaşmaz.
Türkiye’nin ihtiyacı, muhalefeti bastıran, yargı ve polis eliyle siyaseti dizayn eden bir anlayış değil; demokratikleşmeyi, hukuku, barışı ve halk iradesini esas alan bir siyasal iklimdir. Yerel seçimlerde ortaya çıkan halk iradesini hazmedemeyenler; önce seçilmiş belediye başkanlarını, siyasetçileri ve muhalif toplumsal kesimleri siyasallaştırılmış yargı operasyonlarıyla hedef almış, kendileri dışındaki siyasi partileri fiilen etkisiz hale getirmeye yönelmiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne dönük “mutlak butlan” davası ve parti binasına emniyet güçleri eliyle zorla girilmesi, Türkiye’de demokratik siyaset alanını bütünüyle tasfiye etmeye dönük daha büyük bir kuşatmanın parçasıdır. Türkiye demokrasisine yönelik bu ağır müdahalenin planlayıcılarını, uygulayıcılarını ve işbirlikçilerini bu halk unutmayacaktır. Parti binalarını ele geçirerek halkın iktidara karşı büyüyen itirazını bastırmaya çalışanlar bilmelidir ki; rüzgâr ekenler fırtına biçecektir. Bu halkı yoksullaştıranlar, işçiden ve emekçiden alıp sermayeyi büyütenler, halktan değil, emperyalist merkezlerden aldığı destekle ayakta kalmaya çalışanlar şunu bilmelidir: Örgütlü bir halktan daha büyük bir güç yoktur.
Bizler; emek ve meslek örgütleri, odalar, STK’lar ve siyasi partiler olarak; bedeli ne olursa olsun, demokrasi, halk iradesi ve adaletin yanındayız, yanında olacağız. Yargı eliyle siyaseti dizayn etme çabalarına, irade gasplarına ve antidemokratik müdahalelere karşı, demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz. Başta emek örgütleri olmak üzere, tüm demokrasi güçlerini ve bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesi; halklar ve emekçiler üzerinde her geçen gün daha da ağırlaşan bu kuşatmaya karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Demokrasi, Adalet ve Barış ancak yan yana durarak, birlikte mücadele ederek kazanılacaktır." Bu habere manşet başlığı yaz