
MARUF’25’te 500 konuşmacı, 5000 katılımcı MBB tarafından düzenlenen MARUF, bu yıl dördüncü kez kent paydaşlarını İstanbul’da bir araya getirdi. Oturumlardan kent rotalarına, atölyelerden sergilere, çarşılardan stant alanlarına kadar tüm etkinliklerin ücretsiz olduğu MARUF25, 200’den fazla etkinlik, 50 ülkeden 500’ün üzerinde konuşmacı ve 5000’i aşkın katılımcıyla bu yıl yine küresel ölçekte güçlü bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. MARUF25’te afet yönetiminden iklim krizine, mobiliteden konuta, sosyal politikalardan yapay zekâya kadar pek çok kentsel konu masaya yatırılıyor.
"Filistin’deki mezalim altında inleyen kardeşlerimize selam gönderiyorum” Filistin Gazze’de insanlık dramının yaşandığını ve insanlık suçunun işlendiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Hepimizin vicdanında derin yaralar açmaktadır. Adaletin, barışın ve insanlığın bir an önce dünyada hakim olmasını hep birlikte arzu ediyoruz. Oradaki çoluk çocuk tüm insanların öncelikle insan olma haklarının verilmesini istiyoruz. Küresel SUMUD Filosu’nun taşıdığı dayanışma mesajı da tüm dünyaya ayrıca insanlık dersi vermektedir. İnsanlığın ortak vicdanı bu karanlığı mutlaka yenecektir. Buna inanıyoruz. Filistin’deki mezalim altında inleyen kardeşlerimize bu salondan selam gönderiyorum. Tüm iyi duygularımızı onlara iletiyoruz. Aramızda bulunan Filistinli misafirlerimize, olumsuz koşullara rağmen aramızda bulundukları için teşekkür ediyorum” dedi. Salonda bulunan Filistinli ve diğer katılımcılar, Başkan Bozbey’i uzun süre alkışlayarak konuşmasına destek verdi. “Kentlerimiz hızla büyürken birçok zorlukla karşı karşıyayız” MARUF’un en büyük gücü olan tartışma kültürü ve çeşitlilikle Türkiye’nin çok daha iyi yerlere geleceğinden şüphesi olmadığını belirten Başkan Bozbey, herkesin ortak katkısıyla kentlerin geleceğini şekillendireceklerine inandığını ifade etti. Dünyanın hızlı bir dönüşümden geçtiğini, hızla büyüyen kentlerin, insanlığın geleceğini en çok etkileyen yerler haline geldiğini anlatan Başkan Bozbey, “Kentlerimiz hızla büyürken; iklim krizinden barınma sorununa, afet risklerinden gelir adaletsizliğine kadar birçok zorlukla karşı karşıyayız. Bir yanda teknolojinin sunduğu sınırsız imkânlar yer alırken, diğer yanda sosyal eşitsizlikler günden güne derinleşiyor. Sürdürülebilir ulaşım ve yenilenebilir enerji gibi umut verici yenilikler yaşanırken, diğer yanda nüfus baskısı ve doğal kaynakların tükenmesi gibi yaşamsal tehditler bulunuyor” diye konuştu. “Yerel yönetimler olarak çevre seferberliğini başlatmak zorundayız” Bursa’da yaşanan yangın felaketlerinde zorluklar yaşadıklarını söyleyen Başkan Bozbey, belediyelerin önümüzdeki yıllarda hem büyük orman yangınlarına hem de endüstriyel tesislerde yaşanabilecek büyük çaplı yangınlara karşı önlem ve müdahale konularında daha hazırlıklı olması gerektiğini aktardı. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin AFAD koordinasyonunda yangınlara en hızlı ve en kapsamlı şekilde müdahale ettiğini hatırlatan Başkan Bozbey, “Sadece Bursa’da 10 bin futbol sahası büyüklüğündeki orman alanını kaybettik. Birlikte hareket etmek ve bu sorunları en aza indirmek zorundayız. Felaketler sonrası gönüllülük ve dayanışma ilkeleriyle ‘temizle, yeşert, koru’ kampanyamızı başlattık. İnsan olarak çevreyi ne kadar kirlettiğimizi temizlik kampanyasında net görmüş olduk. İnsanoğlunun yapmaması gereken durumu görmenin üzüntüsünü yaşadık. Yerel yönetimler olarak çevre seferberliğini başlatmak zorundayız. Aksi takdirde doğamız önce çöplüğe, sonra yaşanmaz alanlara dönüşecek. Bakanlıklarla birlikte hareket ederek gerekli önlemleri almak zorundayız. Doğayı ve çevreyi korumak, geleceğimizi korumak demektir” dedi. “Birlikte hareket ettiğimiz her an büyük öneme sahiptir” Marmara Denizi’nin de hem bölgesel risklere karşı korunması gereken hem de gelecek kuşaklara bırakılacak doğal miras olarak küresel öneme sahip bir hazine olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, Marmara Denizi’nin tüm canlı yapısıyla yaşatılmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Marmara Denizi’ne sahip çıkmanın tüm ülkenin sorumluluğunda olduğunu ifade eden Başkan Bozbey, “Bu sorunları tek başımıza çözmemiz mümkün değil. Çözümler iş birliğiyle, ortak akılla, cesur ve yenilikçi fikirlerle hayata geçirilir. MARUF, çözüm arayışlarının, ortak girişimlerin ve geleceğe dair yeni vizyonların ortaya çıktığı ortak bir zemindir. Kurulacak her diyalog, atılacak her adım, kentlerimizin bugünü ve yarınını şekillendirecektir. Bizlerin ve gelecek kuşakların yaşam kalitesini yükseltecektir. Zorluklarımız küresel olsa da çözümleri yerelden başlar. Kentlerin yarıştığı bu süreçte kentler çözüm üretme kapasitesi en yüksek olan alanlardır. Mahallelerde, sokaklarda yerel kararlarla başlayan değişimler, zamanla bütün dünyayı dönüştürebilir. Kentler üzerine düşündüğümüz, konuştuğumuz ve birlikte hareket ettiğimiz her an büyük öneme sahiptir” diye konuştu. “Gelin, bugünün sınırlarını, hep birlikte yarının fırsatlarına dönüştürelim” MARUF’25’in bu yılki temasının ‘Tüm mümkünlerin kıyısında’ olarak belirlendiğini hatırlatan Başkan Bozbey, günümüz çağında insanlığın tam da böyle bir yerde durduğunu söyledi. Bir yanda belirsizliklerle dolu sorunların, krizlerin ve risklerin olduğunu, diğer yanda ise cesaretle, umutla ve yaratıcılıkla hayata geçirilebilecek yeni fırsatların ve yeni çözümlerin olduğunu söyleyen Başkan Bozbey, “MARUF’25, işte bu kıyıda durarak, geleceğin hangi yöne doğru ilerleyeceğini birlikte tartışmak için bize bir alan açıyor. Burada hepimize düşen görev; sınırların değil, imkânların kıyısında olduğumuzu hatırlamaktır. Gelin, bu kıyıyı yalnızca seyredenler değil; bu kıyıdan yeni bir geleceğe doğru adım atanlardan olalım. Gelin, bugünün sınırlarını, hep birlikte yarının fırsatlarına dönüştürelim. Gelin, kentlerimizi yalnızca yaşanabilir değil, aynı zamanda ilham verici mekânlar haline getirelim” dedi. MARUF’ta üzerinde durulacak önemli sorular Üç gün boyunca 200’den fazla etkinlikte, 50’den fazla ülkeden 500’den fazla konuşmacı ve kolaylaştırıcının forumda yer aldığını açıklayan Başkan Bozbey, program boyunca sorulacak soruların, doğru cevaplara giden yolu açacağını dile getirdi. MARUF’ta üzerinde durulacak önemli soruları da hatırlatan Başkan Bozbey, “Yerel demokrasinin benimsendiği; katılımcı, güvenilir ve hesap verebilir kurumsal yapılara sahip, adil bir kent nasıl mümkün olabilir? Afetlere, iklim krizine, insan hayatını tehdit eden çatışmalara, ekonomik krizlere dayanıklı bir kent nasıl mümkün olabilir? Eşitsizlikleri bertaraf eden, gelişen, güvenli, herkesi ve tüm canlıları gözeten bir kent nasıl mümkün olabilir? Farklılıkları kucaklayan, dayanışmacı ve birlikte yaşamaya elverişli bir kent nasıl mümkün olabilir? Bu soruların kolay cevapları olmasa da birbirimizden öğrenmek, farklı deneyimleri paylaşmak ve ortak akıl üretmek için hep birlikte buradayız. Kentlerin sorunları ne kadar karmaşık olursa olsun, çözüm potansiyeli de aynı ölçüde güçlüdür. MARUF, bu fikir alışverişini mümkün kılan küresel bir platformdur” diye konuştu.