SON DAKİKA
Hava Durumu

DAĞ YÖRESİNE CEZAEVİ REVA MI?

Yazının Giriş Tarihi: 25.02.2026 20:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.02.2026 22:06

Bursa’nın dağ ilçeleri…
Orhaneli, Büyükorhan, Keles, Harmancık…
Her biri doğasıyla, kültürüyle, üretme iradesiyle ayakta kalmaya çalışan; sürekli göç veren nüfusu azalan ama hâlâ umut taşıyan ilçeler.

Dağ yöresinin yıllardır bitmeyen yolları için ödenek bulamayanlar, köylünün sütünü, etini değerlendirecek entegre tesisleri kurmayanlar, hastanelerine uzman doktor gönderemeyenler; ne hikmetse devasa bir hapishane inşa etmek hemen yer bulabiliyor. Dağ yöresinin o tertemiz havasına, Yörük-Türkmen kültürünün harmanlandığı o huzur iklimine "suçu" taşımak hangi akla hizmettir?

Şimdi bu ilçelerden birine yaylasıyla, doğasıyla, yetiştirdiği tarım ürünleriyle meşhur Keles’e1000 kişilik cezaevi yapılmasının ne kadar doğru olduğu tartışılırken, Tarihi doğal güzellikleri, doğal tarım ürünleri ve hayvancılığı ile ön plana çıkan Büyükorhan’a da Tarım Cezaevi yapılması isteniyor. Bu noktada sormak gerekiyor: Dağ ilçelerinin kaderi cezaevi mi olmalı?

Bu ilçeler küçük, sakin ve birbirini tanıyan yerler. Toplumsal bağlar güçlü, 1000 kişilik bir cezaevi demek; Sürekli güvenlik endişesi, Mahkûm yakınlarının yarattığı sosyolojik baskı, Huzurun yerini tedirginliğin alması demektir. Karar alırken, bu algıyı görmezden gelemezsiniz. Bizim ilçelerimiz, hala anahtarı kapısının üzerine bırakılan, komşuluk hukukunun en saf haliyle yaşandığı yerlerdir.

Devlet için bakıldığında mesele basit: Ucuz arazi, düşük nüfus yoğunluğu, şehir merkezinden uzaklık. Ama kolay olan her şey doğru değildir. Bu ilçeler yıllardır yol, eğitim, sağlık, tarım ve istihdam yatırımı bekliyor. Gençleri iş bulamadığı için göç ediyor. Toprak var ama üretici desteklenmiyor. Doğa var ama turizm planlanmıyor. Ve çözüm olarak masaya konan şey: Cezaevi. Bu, dağ ilçelerine “Sizin başka bir potansiyeliniz yok” demenin başka bir yoludur.

Dağ ilçeleri cezaeviyle değil, üretimle anılmalı. Bu ilçelerin ihtiyacı; Kooperatifleşme, Tarımsal destek, Kırsal turizm, Genç girişimci teşvikleri. Dağ yöresinden yetişip, Bursa ve diğer illerde fabrika sahibi olan birçok girişimci var. Bu girişimcileri dağ yöresine yatırım yapmaya teşvik edici adımların atılması varken biz ne yapıyoruz? Bunların hiçbiriyle uğraşmadan, en kolay yatırımı götürüyoruz.

Asıl Soru Şu:

Neden Hep Dağ İlçeleri?

Kimse cezaevini şehrin merkezine istemiyor. Kimse “turizm bölgesine yapalım” demiyor.
Fatura hep nüfusu az, sesi az çıkan yerlere kesiliyor.Bu adalet midir?

Bu yörelerin mahkuma değil, yatırımcıya; demir parmaklığa değil, fabrikaya; cezaevine değil, yola ve hizmete ihtiyacı var.

Son Söz

Eğer gerçekten dağ ilçelerinin kalkınması isteniyorsa Bunu demir parmaklıklarla değil,
üretimle, eğitimle ve umutla yapmalıdır.

Dağ başına cezaevi değil, dağa yakışan bir gelecek istiyoruz.

Bu projeyi "müjde" diye pazarlayanlar bilsinler ki; bu yörenin insanı kendisine dayatılan bu "mahkumiyet ekonomisini" unutmayacaktır.

Dağ yöresinin geleceğini beton duvarların içine, demir parmaklıkların arkasına hapsedemezsiniz.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.