SON DAKİKA
Hava Durumu

BAHAR VE HIDIRELLEZ...

Yazının Giriş Tarihi: 07.05.2026 10:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.05.2026 10:14

Aşık Emrah, Sâdettin Kaynak’ın muhayyer-kürdi makamında şarkı formunda bestelemiş olduğu bir şiirinde diyorki:

Yine bahar oldu coştu yüreğim

Akar boz bulanık selli dereler

Sıla derdi, vatan derdi, yar derdi

İflah etmez bu dert beni yareler.

Hayal oldu Âşık Emrah halleri

Deyin yâre gözlemesin elleri

Herkesin sevdiği giyer âlleri

Koy benim sevdiğim giysin kareler.

Baharın gelmesi Aşık Emrah’a işte bu dizeleri yazdırıyor. Emrah’ın “sevdiği” yönündeki bazı endişeleri ve onun “elleri gözlemesin” yolundaki çağrılarının ikinci dörtlükte yer aldığı görülmekte ise de; baharın gelmiş olması nedeniyle yüreğinin coşkunluğunu haykırmakta olduğu da açıkça görülmektedir.

Şairler böyledir işte; gönül tellerini bir şeyler titretmeye görsün, dudaklarından şelaleler gibi dökülür kelimeler.

Susturabilene aşkolsun, ta ki dudaklarından dökülen mısralar yanan yüreğinin ateşini söndürünceye kadar...

Zaten bahar döneminde açan rengarenk çiçekler, kimlerin gönül tellerini titretmezler ki?

Hele geniş tarlalara yayılmış o gelincik çiçekleri; lal olmuşları bile dillendirir denilse yeridir!..

Yine bir bahar ayını yaşıyoruz.

Bugün, içinde bulunduğumuz Mayıs ayının altıncı günü.

Yağmurlu geçen günlerimiz bu gün yine güneşe kavuştu.

Güneşli bir hıdırellez gününü yaşıyoruz.

Dün gece bulunduğumuz sokakta bir haraketlilik vardı.

Etraftan toplanan çalı çırpıyla bir ateş yakılmıştı sokak ortasına.

Ateşin başında komşular çoluk çocuk ailecek oturmuşlar sohbet edip çekirdek çitliyorlar!..

Yanlarına gittim, nedenini bildiğim halde hayırdır diyerek sorduğumda; yarın altı mayıs ve bahar sevincinin müjdecisi “Hıdırellez” dediler.

Geçmiş günleri anımsadım.

Çocukluk günlerimi yaşadığım Orhaneli’nin Akalan Köyü’nde yüksekçe bir tepe vardır. Bu tepenin adı “Dede”dir; halk arasında “Dede Tepesi” olarak anılır.

Çocukluk günlerimde bizim yörede Hıdırellez kutlamaları her yıl Mayıs aylarında yapılagelirdi. Hâlâ da yapılmaktadır.

Ancak biz o zamanlar Hıdırellez’i anılan bu adla değil de “Dede Günü” olarak kutlardık. Hala da ismi yörede öyle bilinir.

O günün koşullarında atlarla, eşeklerle o tepeye ailecek gidilir; soğan kabuğuyla kaynatılıp renklendirilmiş yumurtalar, soğan-sebze, peynir-ekmek ve sair yiyecekler getirilip topluca yenilir; namaz kılınır ve sonunda yağmur duası yapılır; yine topluca eğlenilirdi...

“Efsaneye göre, Hızır ve İlyas peygamberler ölümsüzlük suyundan içmiş iki kardeş ya da dosttur ve her yılın 5 mayısı 6 mayısa bağlayan gecesi buluşup doğaya can vermek üzere sözleşmişlerdir. Hızır ak sakallı, kırmızı pabuçludur ve üzerinde çiçeklerden yapılmış bir cüppe bulunur. Baharın müjdecisi sayılan Hızır bitkilere can verir, darda olanların yardımına koşar.

İlyas ise uzun boylu ve nur yüzlüdür. Elinse uzun bir deynek taşır, keçi derisinden yapılmış uzun bir gömlek giyer. O da suların ve bir inanışa göre hayvanların koruyucusudur.”

Hıdırellez konusundaki ansiklopedik bilgiler ve açıklamalar bu paragrafta olduğu gibi böyle devam eder. (Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi, Milliyet Yayınları, Cilt. 10, S. 5228)

Anadolu’nun hemen her yöresinde hıdırellez günü kırlara çıkılıp çeşitli eğlenceler düzenlemek geleneklerimizdendir.

Bu güzel geleneklerimizi yaşatmalı ve unutmamalı, unutturmamalıyız!..

Aslında, anlayabilme düzeyine erebilenler için her mevsimin anlattığı bir hikâyesi vardır ve bu anlamda her mevsim güzeldir.

Ancak bahar bir başka güzel...

Yine bahar oldu, coştu yüreklerimiz.

Yüreklerimiz her mevsim coşsun, çağlayanlar gibi aksın.

İçimizde var olan sevgi, dostluk ve barış duyguları çoğalsın.

Bahar bayramımız ve hıdırellezimiz kutlu olsun...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.